SPOREL blog

Olimpik Sporcu Beslenmesi & Akredite Metabolik Wellness Uygulayıcısı

VAKA SUNUMU

Spor Performansına Bütüncül Yaklaşım Örneği

Bu blogun amacı geçenlerde kaleme almış olduğum ‘Spor Performansına Bütüncül Yaklaşım’ konulu yazıyı biraz daha anlaşılır kılmak. Bunun için geçtiğimiz yıllar içerisinde yurt dışında yayınlanmış olan ve spor performansına bütüncül yaklaşımın güzel bir örneğini içeren gerçek bir vakayı sizler için Türkçe’ye çevirdim. Amaç, bütüncül yaklaşımın içeriklerini daha doğrusu yaklaşımın kendisini biraz daha gözler önüne sererek neler içerebileceğini görünür kılmak.

Sporcumuz yurtdışında ikamet eden uluslararası profesyonel bir sporcu.

Vaka konusu:

Kişiselleştirilmiş Sporcu Performansına Bütüncül Bakış Çerçevesinde Gelişmiş Genetik Tetkiklerin Fonksiyonel Testlerle Birleşimi.

(Original paper: Genomic Intervention Of An Elite Tennis Player)

İşe bilgi toplama ile başlıyoruz:

İlk görüşmemiz sırasında fonksiyonel zaman çizelgesini belirledik. Bu çizelgenin içerisine doğum öncesi ve doğum sonrası dönemle ilgili tüm sağlığı ile ilgili tetik olaylar, fiziksel semptomlar, geçirilen hastalıklar ameliyatlar, doktor teşhisleri, duygu-durum düşünce yapısı, sağlığını engelleyici tüm faktörleri detaylı bir şekilde yerleştirdik. Tenise başlama yaşı 5 ve ilk antrenörü bir tenis koçu olan babası. Bu süreç ile ilgili hayatının çok kontrollü ve disiplinli olması yanı sıra koçunun çok talepkar olduğunu düşünmesi. Zaman çizelgesindeki en dikkat çekici noktalardan bir tanesi stresli geçen bir çocukluk sırasında oluşan negatif duyguları bastırma yöntemi olarak kazanılan tatlı ve karbonhidratlı yiyecekleri tüketmek, yani duygusal yeme.

Sporcumuz genç bir yaşta Avrupa Gençler Şampiyonası’nda kariyerinin önemli bir dönemeci olarak kabul edebileceğimiz büyük bir başarı elde etmiş. Bu başarı sonrasında kariyer beklentileri hem kendisi hem de koçu dahil performansı ile ilgilenen diğer tüm kişilerce yükselmiş. Kendisinden çok daha büyük başarılara imza atması konusunda üzerinde baskı oluşmuş. Kilo almaya bu dönemde başlamış. Yavaş ama istikrarlı bir şekilde kilosu artmaya devam etmiş. Adet dönemlerinde iştahı ve şekerli yiyecek isteği kontrolünden çıkmaya başlamış. Sporcumuzun gündeminde kariyerinin zirvesinde olduğu kiloya gelmek vardı.

İlk görüşmemiz sırasında sporcumuz aynı zamanda fizyolojik sistemlerde olası dengesizlikler hakkında bir fikir edinebileceğimiz uzunca bir anketi de doldurdu. Çeşitli tahliller ile biyomarker bilgileri de toparlandı. Detaylıca bilgi topladığımız ilk görüşme başka bir önemli sorunun sinyallerini de verdi. Sporcu ve koçu, son 2-3 turnuva boyunca devam eden ve açıklanamayan bir performans eksikliğinden şikayet ediyorlardı. Sporcunun gündeminde daha önce hiç sorun olmayan uyku güçlükleri de bulunuyordu.

En belirgin şikayetleri olan;

  • Kilo alımı ve
  • Performans düşüklüğü

altında yatan kök nedenlerini araştırmak için elimizde hali hazırda bulunan genom testlerinin sonuçlarını belli başlı fonksiyonel testlerle birleştirerek detaylı ve bütüncül bir plan izlemeye karar verdik.

Sporcunun ana hedeflerinde;

• Performansını optimize etmek için kilo vermek,

• Yolculuk yaparken atletik performansını destekleyebilecek sağlıklı beslenmeyi öğrenmek vardı.

Beslenme danışmanlığı:

İlk müdahaleyi beslenme danışmanlığı ile başlattık. Renkli beslenmenin önemini vurgulamak için renkli meyve ve sebze örneklerinden oluşan  bir fitobesin çizelgesi paylaştık.

Antreman ve maç günleri için ayrı ayrı günlük beslenme yol haritalarını birlikte oluşturduk. Beslenme yol haritası içerisine sağlıklı atıştırmalık seçenekleri ve yemek zamanlamasını yerleştirdik. Beslenme müdahalesinin en önemli bölümü porsiyon bilgisi içeriyordu. Bazı duygular, aşırı yemek yeme tetikleyicileriydi, bu nedenle sporcumuz kesinlikle kendisini sürekli kontrol ediliyor veya yiyecekleri konusunda kısıtlanmış hissetmemeliydi. Bu bağlamda SPOREL perform well yaklaşımında yer alan Bilinçle ve Bilgelikle Ye (Bil-Ye) teknik ve taktikleri uygulandı. Beslenme haritasında öncelik her zaman doğal besinlerden yanaydı ancak gerekli görülen destek ürünlerin tamamı ‘Informed Choice’ (yasaklı madde ve doping konusunda dünyanın en prestijli sertifikalarından biri) logosu taşıyan ürünlerle tamamlandı. Bu takviyeler sadece gercek ve doğal gıdalardan ihtiyaç karşılayamadığında devreye girecekti.

Genetik bilgiler:

Buradaki bilgileri original yazıdan özetleyerek aktarıyorum. Genetik raporlama optimum diyet, sağlık ve performans genetiğini içeriyordu. Hemen burada bahsetmem gereken en önemli bilgi piyasada kullanılan genetik testlerin verdiği bilgileri performansı değerlendirme açısından henüz tek başına kullanmak için yeterli olmadığı konusu. Genetik bilgileri diğer bir çok fonksiyonel testlerle birleştirdiğimizde ancak kişiye özel olarak spor performansı ile ilgili önemli konulara müdahale etmek mümkün. Bu vakada genetik bilgileri fonksiyonel testlerle birleştirerek o anda neler olduğu hakkında bilgilerimiz netleştirdik. Bu bilgiler bize ne yöne gitmemiz gerektiği hakkında önemli veriler sağladı bunlar arasında kilo kontrolü ve bazı metabolik sağlık parametrelerini sıralayabilirim.

Özet olarak aşağıda sıralamış olduğum genlerden elde edilen bilgiler kullanıldı;

FAB2, PPARG, ADBR2, ADBR3, FTO, MTHFR, CYP1A2, GSTM1.

Buradan derlenen bilgiler eşliğinde;

Off sezon için 4 hafta süreli ve yağ yakımını destekleyen bir ketojenik diyet uygulandı. 4 haftanın sonunda düşük karbonhidratlı bir beslenme planına geçiş yapıldı. Karbonhidrat tüketimi antreman zamanlaması ile uyumlandı. Bu müdahaleler, vücut kompozisyonunda %5 azalma sağladı. Sporcu kendisini daha hafiflemiş ve daha enerjik hissettiği bilgisini paylaştı. Esasnsiyel yağları dengelemek ve inflamasyon kontrolu sağlamak için omega 3 takviyesi başlandı.

Sporcunun metilasyon yolağı genetik yapısı ve biyomarker bilgileri birlikte ele alınarak desteklendi.

Detoksifikasyon ile ilgili genetik bilgileri biyomarker bilgileri ile eşleştirdiğimizde sporcumuzun detoksifikasyon yolaklarında da desteklenmeye ihtiyacı olduğunu gördük. Detoksifikasyon yolaklarını ulaşabildiğinde karnabahar, brokoli, lahana gibi doğal turpgilleri beslenme haritasına katarak sağlamasını turnuvalar için farklı ülkelere gittiğinde ise ‘Informed Sports’ logolu organik sebze ve meyveler içeren toz halinde kullanılabilen bir ürün kullanması önerildi.

Genetik bilgilerine uygun kafein kullanımı konusunda bilgi verildi.

Genetik bilgileri aynı zamanda ‘Dutch Test’ olarak bilinen çok özel bir kuru idrar testin içerisinde bulunan organik asit test sonuçları ile eşleştirdiğimizde B12 ve B6 takviyelerinin desteklenmesi gerekliliği oluştu. Serotonin metaboliti ve Melatonin de düşük aralıklarda raporlanmıştı bu nedenle 5-HTP ve Melatonin de desteklendi.

Mikrobiyom testi:

Biliyorsunuz MİKROBİYOM son yıllarda adından sıkça söz edilen ve üzerinde fazlaca araştırma yapılan bu konu ile bilgilerimizin her geçen gün daha fazla arttığı önemli bir konu. Spor performansını da çok yakından ilgilendirdiği gene yeni bilgilerimiz arasında.

Amerika Birleşik Devleti’ne (bu çalışmayı yaptığımız yılda henüz ülkemizde bu testi yapma imkanımız yoktu) mikrobiyom analizi için gayta örneği yolladık. Sindirim sistemimizde yaşayan trilyonlarca mikroorganizmanın ileri bir teknik ile raporlanmasını sağladık. Bu mikroorganizmalar biliyorsunuz ki sindirim, bağışıklık, besin emilimi, metabolik sağlık, vitamin üretimi ve hatta duygudurum gibi birçok önemli işlev için hayati öneme sahipler. Mikrobiyomun sağlıklı olması, optimum sağlık için olmazsa olmazlardan. Spor performansının eksenine optimum sağlığı oturtan bir sistem için ise en önemlilerden. Beslenme ve yaşam tarzı seçimleri yaparken mikrobiyomun dengesini desteklemeye özen göstermek şart.

Gayta örneğinden elde edilen mikrobiyom verileri, fizyolojik sistemleri dengelemek için kullanabileceğimiz başka bir bilgi katmanı sağladı. İkinci genomumuz yani mikrobiyotamızın bize sağladığı en değerli bilgiler arasında sağlık ve inflamasyon kontrolü ile ilişkilendirilen Akkermansia türü yüzdesinin çok düşük olmasıydı. Rapor bize bağırsaktaki Akkermansia’yı beslemek için düşük karbonhidratlı ve yüksek lifli bir beslenme protokolü içerisine özellikle sarımsak, soğan ve muz besinlerini eklememizi önerdi.

Mikrobiyom raporunun en ilginç bulgusu, bağırsakta doğal olarak bulunan yaygın probiyotiklerle ilgiliydi. Bifidobacterium ve Lactobacillus, çoğu probiyotik takviyede bulunan iki en yaygın ikilidir. Sporcunun örneği, seçilen örneklerle karşılaştırıldığında Bifidobacterium’un yeteri kadar ancak Lactobacillus’un ise çok az olduğu bilgisini verdi. Çoğu probiyotik takviye hem Bifidobacterium hem de Lactobacillus içerdiğinden bu şekilde bir takviye yapmak yerine sadece Lactobacillus desteği yapmak daha uygun olacaktı. Bu bilgiler ışığında günlük beslenme yol haritasına sporcunun gittiği çoğu yerde bulabileceği canlı kültür yoğurtlar gibi doğal probiyotik yiyecekleri de ekledik.

Biyomarkerlar ve Fonksiyonel testler:

Biyomarkerlar (yani kan testleri) bize hafif bir enflamasyon bulgusu olduğu bilgisi verdi. Antinflamasyon desteği olarak sporcumuzla aşağıda tarifini bulabileceğiniz ev yapımı bir zerdeçal karışımı paylaşıldı. Bu karışımı kişiye özel doz ve süre kullanmak önemli.

Detoks desteğine ihtiyaç olduğuna dair işaretler de vardı. Fitobesinler açısından zengin yiyecekler ve altın macunun yanı sıra turpgiller gibi sebzelerin beslenme planına dahil edilmesi kararlaştırıldı. Bu aşamada sporcu ile ona özel bir Pinterest panosu paylaşıldı. Bu pano kolay ve pratik hazırlanabilecek tüm uygun tarifleri içeriyordu. Kış döneminde olduğumuz ve sporcumuzun yaşadığı coğrafi bölgede kış aylarında güneşten yararlanamayacağı olması ayrıca tahlil sonucunda da D vitamini seviyesinin optimum seviyenin altında olması sebebi ile  D vitamini takviye edildi. Tiroid fonksiyonu açısından TSH normal aralıklar içindeydi, ancak önceki testlere göre biraz yükselmişti. Adrenal stres endeksi, artmış kortizol yanıtını olduğu bilgisi verdi.

Uyandıktan 60 dakika sonra kortizol seviyesi normal sınırların üzerindeydi. Diğer veriler de sporcunun stres altında olduğunun ve bu stresin yönetilemediğinin fizyolojik göstergeleriydi. Bu bilgiler ışığında performansta azalma ve uyku problemleri şikayetleri, HPA ekseni ile ilgili bir ‘sürantrene’ (overtraining sendrom) olasılığını arttırıyordu.

İleri bir seviye Teknik olan ve ‘Dutch Test’ olarak adlandırılan kuru idrar testi sporcunun hem antrenman seansları sonrası hem de katıldığı turnuvalar sonrasında toparlanamadığını gösterdi. Bu bilgiye dayanarak, antrenman ve turnuva yükünü azaltmalıydık ancak antrenör izni olmadığı için bunu yapamadık. Bunun yerine, otonom sinir sistemini dengeleyebilmek için sporcu ile basit bir kaç nefes tekniği paylaşıldı. Buna ek olarak bir adaptojen (adaptojen = stress düzeyini düzenlemeye yardımcı bitkiler) takviyesi yapıldı.

Dutch test bize bazı hormonların dengede olmadığı bilgisini verdi. Bu konuda Kadın Doğum Uzmanı bir doktordan destek alındı.

SON SÖZLER

Sporcunun yavaş fakat sürekli kilo alma şikayetleri ve performans düşüklüğü sorunlarını ele almak için biyomarkerlar ve bazı ileri düzey fonksiyonel testlerle desteklenen DNA tabanlı bilgileri harmanlayarak kişiye özel spor performansına bütüncül yaklaşım uyguladığımız bir süreci çok özet olarak anlatmaya çalıştım. Burada bahsettiğim süreç iki yıllık bir dönemi kapsıyor. İki yılın sonucunda vardığımız yer sporcunun yaptığı sporu daha verimli ve ekonomik olarak yapmasına müsade eden bir vücut kompozisyonu oluşturma ve performansın yeniden yükselmesi anlamında çok başarılıydı. Bu proje devam eden bir proje ve zaman içerisinde sporcunun spor performansına büyük etkisi olan kronik stres tepkisini yönetebilmesini de içeren farklı yaklaşımlara ihtiyacı oluyor.

Yorum bırakın

Information

This entry was posted on 03/05/2024 by in Uncategorized and tagged .

SPOREL iletişim

0090543 386 6856